0 380 512 32 22
fitness FH

Sporda Sağlık

Sağlık tanımı hemen her yerde ‘hasta olmama’ anlamında, hastalık kavramı ile bağlantılı yani negatif bir mesaj verecek şekilde yapılmaktadır. Buna uygun olarak bugün egemen olan batı tıbbındaki gelişmeler, hep var olan hastalıkların nedenlerini araştırma çabaları sonucunda olmuştur. Özellikle son yüzyıldaki tıp bilimi ve teknolojisindeki gelişmeler sayesinde hastalıklara ilişkin engin bir bilgi birikimi sağlanmıştır. Bu bilgi birikimi doğrultusundaki örgütlenmelerin ve verilen sağlık hizmetlerinin ne derece sağlıkla ilgili olduğu üzerinde durmaya değer bir konudur. Çünkü, aslında bu hizmetler büyük ölçüde hastalıkların, hatta hasta olan kişilerin tedavisi ile nedeni bilinen bazı hastalıkları önleme çabalarından başka bir şey değildir.

Tıptaki gelişmeler bazı hastalıkların nedenlerini açıklayıp tedavi etse de bunların yerine yeni ölüm nedenleri çıkmakta ve dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde artık insanlar bulaşıcı hastalıklardan değil de örneğin kalp-damar hastalıklarından, kanserlerden, yaşam biçimlerine bağlı sorunlardan, çevre kirliliğinden ya da yoksulluğa bağlı hastalıklardan ölmektedir. Bu durum karşısında pek çok ülke sağlık hizmetleri kavramını gözden geçirmektedir. Sağlık hizmetleri ve politikalarının yeni bir şekle kavuşturulması gereği sonucu Dünya Sağlık Örgütü herkesin sağlıklı yaşaması için gerekli olan hedefleri ve stratejileri tanımlamıştır. Bu hedef ve stratejilerin en belirgin yönü sağlığın geliştirilmesi anlamında pozitif mesajlara yer verilmiş olmasıdır.

Modern batı tıbbının felsefesini inceleyen bazı yazarlara göre sağlık kavramının hastalık kavramına bağımlı olarak tanımlanması yanlıştır. Sağlık ve hastalık birbirinin simetriği olamaz, çünkü pek çok hastalık var iken bir tek sağlık bulunmaktadır. Bu nedenle insanların hastalıklarının nedenlerini bulmak ve hastalıklarını tedavi etmenin yanısıra ve belki de bundan daha önemli olan sağlıklı olmanın temellerini tanımlamak ve sağlığı geliştirici çabalar harcamaktır.

Özellikle son yüzyıldaki sağlık istatistikleri incelendiğinde örneğin bulaşıcı hastalık görülme sıklığı ve ölümlerinin bile tıptaki gelişmelerden oldukça bağımsız olarak azalmış olması yeni çıkan hastalıklardan çevreye ilişkin etkenler ile yaşama biçimlerinin sorumlu olması, sağlık-hastalık kavramlarının yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir.

Artık tıp ve sağlık bilimlerinde biyolojik paradigmanın yerini sosyolojik paradigma almaya başlamıştır. Modern batı tıbbının dayandığı biyomedikal yaklaşımın yetersiz kaldığı görülmekte, yerine psikososyal ve ekolojik bir yaklaşımın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Aslında batı tıbbının kaynağını oluşturan Hipokratik düşünce ile doğuda gelişen geleneksel Çin tıbbının temelinde zaten benzer bir yaklaşım yüzyıllardır bulunmaktadır.

admin

0comments

29 Tem, 2015

Comments